1. Antioksidanlar: Çikolata üzerine yapılan güncel araştırmalar, kakaosu yoğun olan bitter çikolatanın, güçlü bir antioksidan deposu olduğunu gösteriyor. Ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir etkisi var.


2. Enerji: Minik bir ısırık sayesinde; 45 metre yürümek için gerekli olan enerjiyi sağlamış olursunuz.


3. Mutluluk:
Çikolatanın mutluluk verdiği bir şehir efsanesi değil. Kakaonun içerdiği biyoaktif besin bileşenleri ve magnezyum, vücutta serotonin adı verilen mutluluk hormonunun salgılanmasına sebep oluyor. Bu durum, aynı zamanda çikolatanın doğal bir antidepresan olduğunu şeklinde de yorumlanıyor.


4. Tüketim: Sadece Amerika'da tüketilen miktar, yıllık yaklaşık 1.3 milyar ton civarında.


5. Tat Bileşenleri: Çikolatanın kimyasal analizini yapsak, içinde 600'ün üzerinde tat ve koku bileşeni taşıdığını görürüz. Bu rakam kırmızı şarap için sadece 200'dür7. 4. Tür. Piyasada pek bulunmasa da, kullanılan temel malzemeye göre, üç ana başlık altında toplanan, çikolata çeşitlerinin (siyah, beyaz, kahve),sarı renkte olan bir çeşidi daha vardır.


6. Suikast Aracı:
II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan bir mektup; Nazilerin, Winston Churchill'i içine patlayıcı düzenek yerleştirilmiş bir paket çikolatayla öldürmeyi planını, gün yüzüne çıkarmıştır.


7. 4. Tür: Piyasada pek bulunmasa da, kullanılan temel malzemeye göre, üç ana başlık altında toplanan, çikolata çeşitlerinin (siyah, beyaz, kahve),sarı renkte olan bir çeşidi daha vardır.


8. Diş Çürüğü: Belki inanmayacaksınız ama yapılan bir araştırma, kakao çekirdeğinde bulunan bir maddenin, diş çürümesine karşı koruyucu etkiye sahip olduğunu ortaya çıkardı.


9. Fındık ve Badem: Dünyada her yıl üretilen fındığın %20'si, badem ise %40'ı çikolata ürünlerinde kullanılıyor.


10. Mineraller:
Siyah çikolatada, sağlığımız için son derece faydalı olduğu bilinen; çinko, selenyum ve potasyum gibi mineraller bulunuyor.


11. Yaşlanmayı Geciktirici Çikolata:
İngiltere merkezli bir firma olan Lycotec'in çıkardığı 'Esthechoc' adlı çikolatanın, yaşlanmayı geciktiren özellikte olduğu iddia ediliyor.


12. Cilt Güzelliği:
Yine yapılan bazı araştırmalar, çikolatanın cildi güzelleştirdiğini göstermiştir.


13. Alman Pastası: Adı sizi yanıltmasın. Bu pastanın Almanlarla olan tek ilgisi, tarifi bulan kişinin soyadı. Adamımız Sam German ve kendisi bir Amerikan vatandaşı.


14. Ömrü Uzatıyor: Harvard Üniversitesi'nde 8 bin erkek üzerinde yapılan araştırma, çikolatanın ömrü uzattığını da ortaya koydu. Çikolata yiyenlerin ömürlerinin en az bir yıl uzadığını belirten uzmanlar, bunu içindeki antioksidan maddelere bağlıyor.


15. Çikolata Koklama Makinesi: Mucidin adı Dominique Persoone. Kendisi bir çikolata üreticisi. Ürettiği bu makine sayesinde ise şimdilerde gayet keyifli bir yaşam sürüyor. Çünkü icadı sayesinde hatırı sayılır miktarda para kazandı. Cihazın, kullananlarda mutluluk hissi uyandırdığı söyleniyor.


16. Beyin Aktivitesini Artırıyor:
MR çekiminden kısa süre önce kakaolu içecek içmiş kişiler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bu kişilerde beyin aktivitesinin kayda değer bir oranda arttığı gözlenmiş.


17. Beyaz Ama Çikolata Değil!: Şeker, tatlandırıcı ve süt ilaveli kakao yağı ile üretilen beyaz çikolatanın, içinde kakao kütlesi bulunmamaktadır. Yani aslında çikolata değildir.


18. Boykot: 1947 yılında, Kanadalı çocuklar, çikolata fiyatlarının 5'den 8 sent'e çıkması sonucunda, tarihteki ilk çikolata boykotunu başlatırlar.


19. Kilo Vermek: Çikolata ve kilo arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma için, aşırı kilolu ve obez katılımcıların beslenme diyetlere, her gün bir miktar çikolata ve şeker eklenir. İnceleme sonunda katılımcıların 4 ayda 5 kilo verdikleri görülür.


Çalışmayı yürüten Kathryn Piehowski, “Diyet yapan kadınlar genellikle kendilerini en sevdikleri yiyeceklerden mahrum bırakmaları gerektiğini düşünürler. Oysa ki durum böyle değildir. Eğer kontrollü bir şekilde tüketilirse sevilen yiyecekler diyete zarar vermez” diye konuştu.


20. Hamilelik: Yapılan bilimsel araştırmalar, çikolatanın içinde bulunan 'theobromine' adlı bir bileşenin; hamile kadınların 'preeklampsi' rahatsızlığına yakalanma şansını düşürdüğünü ortaya koyuyor.